Entelektüel, taraf olabilir. Hatta bu, tefekkür öznesinin, davasında sıhhat ve samimiyet göstergesi olarak da algılanabilir. Bir mütefekkirin, rahmetli Cemil Meriç'in ifadesiyle, tüm sosolojiler ideolojidir. Yani, düşüncesinin konusu insan ve toplum olan birinin, laboratuvarda elektrik deneyleri yapan biri kadar tarafsız olması elbette beklenemez. Düşünürsünüz, bulduğunuz doğruları birleştirir ve ya bir yere ait olur, ya da yeni aidiyetler kurarsınız. Genelgeçer doğrular, yalnızca dinlerin ve pozitif bilimlerin tekelinde olduğuna göre, “düşünmek taraf olmaktır” tezi, büyük ölçüde doğru kabul edilebilir.
Ancak!
Entelektüel olma iddiasında olanların -ki bu matbaanın icadından beri gazetecilerin tekelinde sayılır- düşüncelerini, birtakım verilere bina etme mecburiyeti vardır. Sözkonusu toplumbilim ise, en büyük veri kaynağı tarihtir, çünki toplumun kimliği tarih aynasında inşa/icad edilir. Ve bu toplum üzerinde gerçekleşir, tefekkürün yorucu ameliyesi. Devamı ...